Ana Sayfa » Genel » “İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz.”

“İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz.”

Memur Sen İzmir İl Başkanlığı’nın düzenlediği geleneksel iftar yemeği, Hasan Sağlam Öğretmenevi’nde gerçekleştirildi. İftara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, AK Parti İzmir milletvekilleri Ali Aşlık ve Aydın Şengül başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşların müdürleri ile siyasi parti temsilcileri de katıldı.

Programda bir konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez,

“Evet değerli dostlarım ramazan ayı derken  zekattır fitredir sadakadır diyoruz. Aynı zamanda bakın islamın ve peygamber efendimizin çok güzel bir mesajı var. “İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz.”  Çalışma Bakanlığı olarak diyoruz ki, çalışanların hakkını mutlaka korumak gerekir diyoruz ki işçinin işyerinde, işverini tarafından haklarının korunarak çalıştırılması gerekir. Kayıt dışıyla mücadele etmek gerekir. İşçilerin hakkını korumak için  iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak gerekiyor. İşte tüm bunlar çalışma barışını ve çalışma ortamlarının huzurunu sağlamak için gerekli olan şeyler ayrıca bunlar aslında işçinin hakkıdır, işçinin alın teridir. Bizde bunları sağlamak için çalışıyoruz; iş sağlığı ve güvenliği yasası çıkardık, bütün vatandaşlarımızı genel sağlık sigortası kapsamına aldık ve artık bütün vatandaşlarımız vatandaşlarımızı genel sağlık sigortası kapsamı içerisinde 75 milyon vatandaşımızı sosyal güvenlik kapsamı içerisinde. Aslında bu aynı zamanda işsizlikle mücadeledir. Aynı zamanda istihdamı oluşturmayla ilgili bir çabadır.” dedi.

“Toz konmasın sakın sana

Hakkı geçer halkın sana

Gücenmesin yakın sana

Uzak senden incinmesin”

diyor, Abduurahim Karakoç…

Saygıdeğer Milletvekillerim, daire amirlerimiz, yöneticilerimiz, Memur-Sen’in yöneticileri, üyeleri, temsilcileri hepinizi Abdurrahim Karakoç’un bu şiiri ile selamlıyor hepinize saygılar sunuyorum.

Bu şiirin içerisinde hepimize çok güzel mesajlar var. Hem yakınımıza hem uzağımıza hassasiyet göstermemiz gerektiğini ifade ediyor. Hem de kendimize toz kondurmadan başkalarını, yakınlarımızı ve uzaklarımızı da düşünmemiz gerektiğini ifade ediyor. Bugün burada Memur-Sen in iftarında hep beraber birlikte olduk. Ben kendilerine teşekkür ediyorum sizlerle buluşturdular ve sizinle bu ramazan gecesini paylaşmış bulunuyoruz.

Değerli dostlar ramazan ayının içerisinde tutmuş olduğumuz oruçlarımız bizim yüce mevlamıza karşı birinci vazifemiz. Bu görevi ifaa ederken aslında bireysel ibadetimizi yerine getiriyoruz. Ramazanın aynı zamanda, sosyal hayatımıza ait çok önemli yapmamız gereken bize yüklemiş olduğu sorumlulukları var. Ramazan zekat ayıdır, ramazan yardım ayıdır, ramazan fitre ayıdır, ramazan yoksulları ve fakirleri düşünme ayıdır. Öyleyse bu ayın aslında biraz önceki kardeşlerimizim ifade ettiği gibi mazlumların korunması, fakirlere yardım edilmesi ve onların mutlaka düşünülmesi gereken bir aydır. Öyleyse biz bu vazifemizi bireysel ibadetimizi yerine getirirken daha çok bu yönünü de düşünmek ve ifaa etmek durumundayız. Bakın biraz önce ifade edildi Arakanda Müslümanların kanları dökülüyor, Suriye’de Müslümanlar birbirinin kanını döküyor, Irakta Müslümanlar birbirinin kanını döküyor, ve yine ülkemizde terör insanlarımızın Müslümanların kanını döküyor.

Bakın, peygamber efendimizin çok güzel bir ifadesi bir mesajı var bizlere,  “ sizden birisi birinize küfreder veya kavga etmek isterse ben oruçluyum deyin” diyor. Oysa bu ramazan ayında Müslümanların birbirinin kanının döküldüğü bir ay yaşıyoruz. Cahiliye döneminde kan dökmenin yasak olduğu aylar vardı. Bizde Müslümanız diyoruz, ramazan ayında Müslümanların kanını döken insanların örneklerini yaşıyoruz. Bu kan dökmeyi insanlık mutlaka durdurmalı tüm insanlık bu kan dökenlere karşı mücadele etmeli. Çok yakınlarda bugünlerde sizler bunun acısını yaşadınız. İzmir Foça’da terör mağduru olan insanlarımız askerlerimiz şehitlerimiz var. Ben ölenlere Allahtan rahmet ve yaralı olanlara acil şifalar diliyorum. Yine başka ülkemizin bölgelerine şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Ama bunun arkasından terörü hep beraber lanetlemek istiyorum ve sorunu çözmek için çaba göstermemiz gerekiyor.

Evet değerli dostlarım ramazan ayı derken  zekattır fitredir sadakadır diyoruz. Aynı zamanda bakın islamın ve peygamber efendimizin çok güzel bir mesajı var. “İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz.”  Çalışma Bakanlığı olarak diyoruz ki, çalışanların hakkını mutlaka korumak gerekir diyoruz ki işçinin işyerinde, işverini tarafından haklarının korunarak çalıştırılması gerekir. Kayıt dışıyla mücadele etmek gerekir. İşçilerin hakkını korumak için  iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak gerekiyor. İşte tüm bunlar çalışma barışını ve çalışma ortamlarının huzurunu sağlamak için gerekli olan şeyler ayrıca bunlar aslında işçinin hakkıdır, işçinin alın teridir. Bizde bunları sağlamak için çalışıyoruz; iş sağlığı ve güvenliği yasası çıkardık, bütün vatandaşlarımızı genel sağlık sigortası kapsamına aldık ve artık bütün vatandaşlarımız vatandaşlarımızı genel sağlık sigortası kapsamı içerisinde 75 milyon vatandaşımızı sosyal güvenlik kapsamı içerisinde. Aslında bu aynı zamanda işsizlikle mücadeledir. Aynı zamanda istihdamı oluşturmayla ilgili bir çabadır. Bugün dünyada işsizlik işsizlik alıp başını yürürken dünya avrupa ülkeleri işsizlikle mücadelede sıkıntılar çekerken ülkemiz tek haneli rakamlara indirdi artık işsizliği % 14 – 15 lerden %9 larla ifade ediliyor. İşte bu bizim çalışma bakanlığımızın hükümetimizin çalışma programlarıyla ortaya konmuş bir başarıdır. Hem ülkemiz büyümeyi gerçekleştiriyor ve daha da önemlisi büyümeyi gerçekleştirirken aynı zamanda istihdamı da birlikte sağlıyor. İstihdam büyümenin destekçisi ve gücü, o zaman diyebiliriz ki, dünya ekonomisi içerisinde ülkemiz ciddi bir mesafe kaydediyor.

Değerli dostlar bakın bunlar toplumsal hassasiyetlerin sonucu bunlar ülkenin dertlerini kendimize dert edinme sonucu. Ekonomimiz artık dünya ekonomisi ile rekabet ediyor ve çalışma hayatımızı dünya standartlarına çıkarmaya çalışıyor. Ve ülkemiz artık dünya devleti olma konumunda.

Biraz önce Arakandan bahseden arkadaşımızın ifadesiyle, ilk defa arakan bölgesine oradaki Müslümanların dertlerini dert eden bir devlet adamı bir bakanımız gidiyor. Ben bunu anlatırken şu yazarın ifadeleri aklıma geldi. Samuel Huntington medeniyetler çatışması kitabında, yeryüzündeki medeniyetlerin her bir medeniyetin kendi çekirdek devleti var. Batı medeniyetinin Avrupa ve Amerika, Rus medeniyetinin Rusyası, Japon medeniyetinin Japon, Çin medeniyetinin Çin ama diyordu İslam medeniyetinin çekirdek devletine bakıyoruz bunu temsil edecek hiçbir ülke yok. Türkiye’nin başında bulunanlar diyorki, biz Avrupa ile Asyayı birbirine bağlayan bir köprüyüz. Aslında bu ne demek aslında biz hiçbir şeyiz demektir. Günümüzde konjonktüre baktığımızda İslam medeniyetinin çekirdek devleti, Arabistan olamaz, Pakistanlı olamaz, Endonezya olamaz öyleyse İslam medeniyetinin çekirdek devleti yoktur diyordu. Ama bugün ülkemiz öylesine bir konuma geldi ki Libyası, Mısırı Irakı Suriyesi, Arakanı nerede bir mazlum varsa koşturan bir iktidar bir devlet var. Öyleyse İslam medeniyetinin çekirdek devleti oluşmuştur. Ve herkes bu medeniyetin çekirdek devleti olma dünya devleti olma bu birikime sahip bireyi ve vatandaşı yöneticisi olma bilincinde olmak durumundadır. Hani diyorlardı ya bu gelişmeyle bu ülkenin ekseni kaydı uluslar arası siyasette uluslar arası ilişkide aslında eksenin falan kaydığı yok. Kaymış olan eksen yerine oturdu. Artık bakın eksenin yerine oturduğunu gösteren bu ülkemizin devletimizin hükümetimizin dünya mazlumlarıyla yakında ilgilenip olanların sorunlarını çözmeye çalışma gayreti bunun ifadesidir. Öyleyse hep beraber bütün fertler olarak üzerimize düşen görevi büyük devlet olma dünya devleti olma lider ülke olma bilinciyle hareket etme durumundayız. Artık kendimiz için yaşamak durumunda değiliz artık hem kendimiz için yaşayacağız hem de dünyadaki mazlumların hakkını savunmak için yaşayacağız. Öyleyse gece gündüz çalışmak gece gündüz çaba sarf etmek ve bu mazlumların elinden tutacak gayret içinde olmamız gerekir diyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. Hayırlı akşamlar diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir